Muhammed Ali’nin Mirası

Bir zamanların efsanevi boks şampiyonu Muhammed Ali bütün dünyada sevenlerinin gönlünde değerli hatıralar bırakarak bu fani dünyadan ebedi aleme göç etti. Bizlere öğrettiği ve akılda kalan değerli hasletler şunlardı; sevgi, hoş görü, adalet, iyi ahlak, nezaket v.b.

Muhammed Ali gibi insanlar asla ölmezler, aksine onlar gittikten sonra bile insanların hatıralarında uzun bir müddet yaşarlar. Muhammed Ali bir alim veya din adamı değildi, ancak harika hayatını incelediğimiz de asil bir insan olduğunu, yüreğinin şefkat ve sevgi ile dolu olduğunu müşahade ettik. Her zaman cesur, neşeli, etkileyici, iyi kalpli ve arkadaş canlısıydı.

 

Arkadaşı ve akıl hocası olan Malcolm X gibi, Ali de İslam Dininin özgünleştirici mesajını kavradı, islamın yaşam veren gücünü içselleştirmeye çalıştı. Bu değerli insan sözleriyle, duruşuyla gerçek bir Cihad ruhunu ortaya koydu. Onun için Cihad kavramı; inandığı şeyler için dik durmak, ırkçılığın, yabancı düşmanlığının, adaletsizliğin ve islamafobinin yaygınlaştığı bir dünyada tüm olasılıkları canlandırmak anlamına geliyordu.

 

Son günlerinden önce bile söylemleriyle İslam Dinine inanan kişilerin kalbinde bir ışık yakmıştı, diyordu ki : “Oturup dünyanın islam’ın öldürücü bir din olduğunu düşünmesine izin veremem, radikal insanların islam adına neler yaptığını görmek beni çok üzüyor, bu insanlar ALLAH’ın hoşnut olmadığı şeyleri yapıyorlar, Müslümanlar şiddete inanmaz”

 

Bildiği ve uyguladığı her şeyi İslam Dinine atfetti. Tam bir Hz.Muhammed (S.A.V.) aşığı idi, ona olan sevgisini korumak ve yüceltmek için 2002 yılında dünyaca ünlü Hollywood Ünlüler Kaldırımı’nda bir yıldızla onurlandırıldı – ama diğer yıldızlar gibi değildi. . Geleneğe ara vererek, Ali’nin ısrarı ile, yıldız, Kodak Tiyatrosu eğlence kompleksindeki kaldırım yerine duvara monte edildi. Sebebi sorulduğunda ünlü boksör şu cevabı verdi; “Bu Mübarek ismin, Beni Sevmeyenler Tarafından Çiğnenmesini istemiyorum.”

 

Sevgili Peygamber Efendimizin (S.A.V.) ismini taşıyorum, insanların bu ismi çiğnemesine asla izin veremem diyordu. Ömrünün son zamanlarında kendisi gibi hasta olanların ziyaretine, bakım evlerine gitti. Böylece bu fani dünyadaki hayatını Hz. Peygamberimizin (S.A.V.) ön gördüğü gibi gerçek bir inanan olarak mühürledi. ALLAH C.C. rahmet eylesin inşallah.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir